Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Hoş Geldiniz.

Ben Dr. İbrahim H. Kalelioğlu.

Perinatoloji uzmanıyım. Tip Fakültesini bitirip mecburi hizmeti tamamladıktan sonra 1996 dan itibaren İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde (Çapa) çalışmaktayım. Perinataloji bilim dalında öğretim görevlisiyim. Mesai saatleri dışında özel muayenehanemde hizmet vermekteyim. Perinataloji uzmanı olarak hem anne adayı hem de karnındaki bebeğin sağlığıyla ilgilenmekteyim. Kısaca anne adayı olan gebe ve bebeği açısından riskli gebelikleri yönetmekteyim.

Özel bazı durumlar dışında gebelik takibi yapmamaktayım. Gebelik tabiplerinde anne adayı olan gebe veya bebeği açısından riskli bir durum oluştuğunda gebeliğin takibini yapan meslektaşlarıma yardımcı olmaktayım. Kimi zaman da çok riskli gebelerin takibini üstlenmekleyim.

Riskli gebelikler anne adayı olan gebenin hastalıklarından, plasentanın (bebeğin eşi) durumundan, gebenin karnındaki bebeğin kromozom ve organ anomalilerinden, bebeğin etrafındaki sıvının miktarından, çoğul gebeliklerden ve gebelikle ilgili bazı durumlardan kaynaklanabilir.

Anne adayı olan gebenin hastalıklarına örnek vermek gerekirse kalp hastası olması, diyabet hastası olması, romatizma hastalıklarının olması, epilepsi hastası olması gibi birçok durum sayılabilir. Bu hastalıklar gebeliğin seyrini ve gebeliğin kendisi de hastalıkların sonuçlarını olumsuz etkileyebilir. Bu tür sorunları olan gebeliklerin yönetiminde gebelerin kendi kadın doğum doktorlarına yol gösterip yardımcı olmaktayım.

Bebeğin etrafındaki amniyos sıvısı bazen beklenenden az veya çok olabilmekte ve sorun oluşturabilmektedir. Ayrıca plasenta (bebeğin eşi) ile ilgili sorunlar ve problemler de oluşabilmektedir. Bu problemlerin yönetiminde gebelerin kendi hekimlerine yardımcı olmaktayım.

Fetusun problemlerine örnek vermek gerekirse genetik, kromozom ve organ anomalileri sayılabilir. Bu anomaliler ile ilgili ailenin bilgilendirilmesi, bu anomalilerin yönetimi, takibi ve gerektiğinde tedavisi ile uğraşmaktayım. ikili test gibi Down sendromu taramaları, amniyosentez, kordosentez, koryon villüs biyopsisi gibi tanı yöntemleri, ultrasonla anomali/sorun arama, bebek kansız kaldığında anne rahminde kan verme gibi işlemleri yapmaktayım. Benzer şekilde mesaneden idrar boşaltamayan anne karnındaki bebeklere mesaneyi boşaltabilmek için şant(sonda) takmaktayım. Bu tür sondaları ayrıca akciğer etrafında biriken sıvıları da boşaltmak amacı ile göğüs boşluğuna takmaktayım.

Çoğul gebelikler özellikle tek yumurta ikizlerinde ciddi sorunlar oluşabilmektir. Bebeklerden birinde büyüme kısıtlılığı, birbirlerine kan verme, bir ikizin kansız diğerinin aşırı kanlı olması ve kalbi olmayan ancak yaşayan ikiz eşinin olması gibi sorunlar bunlara örnek verilebilir. Bu sorunların yönetiminde fetoskopik lazer, kordon ablasyonu, radyofrekans ablasyon gibi yöntemleri uygulamaktayım.

Sonuç olarak anne adayı gebeyi ve karnındaki bebeğini gebelik sonuna sağlıklı bir şekilde ulaştırmayı hedefleyen perinatoloji bilim dalının uygulayıcılarından biriyim.

Diğer sayfaları görmek için sol üst köşedeki resime tıklayınız.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

İlk 10 hafta Ultrason Değerlendirmesi

Erken gebelik kayıpları çoğu zaman kanama veya karın ağrıları ile kendini belli edebilir. Bazen de hiçbir bulgu olmadan gebelik aslında yolunda gitmiyor olabilir. Düşük tehditi, önlenemez düşük veya farkedilmemiş düşük vakalarının saptanmasında olduğu gibi erken sonografi işlerin yolunda gidip gitmediğini göstermede de çok etkindir.

Farkedilmemiş düşükler kardiyak aktivitesi(Kalp atımları) daha önce belirlenmiş bir embriyonun kaybı veya boş kese şeklinde olabilir. Rahim dışı gebelik, insizyon gebeliği, servikal gebelikler ve mol (üzüm) gebeliği gibi durumların da ilk üçayda olabildiğince erken belirlenmesi için bu haftalarda yapılacak sonografi çok önemlidir. Bu amaçlarla yapılacak sonografi vajinal yoldan yapılmaktadır. Transabdominal uygulandığında başarısı daha azdır veya daha ileri haftalarda değerlendirme gerektirir. Uygun haftada optimal değerlendirme için transvajinal değerlendirme daha doğrudur.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

11-14 hafta Ultrason Değerlendirmesi ve Kombine/İkili Test

Bu tarama 11 haftadan 13hafta ve 6 güne kadar gerçekleştiriliyor. Tarama genellikle transabdominal olarak yapılmasına rağmen bazı vakalarda transvaginal olarak gerçekleştirmek gerekebiliyor.

Amaçları

Gebelik haftasını doğruluğunu kontrol etmek. Son adet tarihini hatırlayamayan, düzensiz menstrüel siklusları olan veya emzirme esnasında veya doğum kontrol hapını bırakır bırakmaz gebeliği oluşmuş kadınlar için uygundur. Fetusun boyutları ölçülür ve böylelikle tahmini doğum tarihi hesaplanabilir.

Çoğul gebeliği teşhis etmek. Kendiliğinden oluşan gebeliklerin %2 si, tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle oluşan gebeliklerin %10 u çoğul gebelikle sonuçlanabilmektedir. Çoğul gebeliklerde bu haftada yapılacak ultrason ile rahim içindeki bebek sayısı belirleneceği gibi bebeklerin gelişimlerinin normal olup olmadığı, bebeklerin aynı plasentayı (eşi) paylaşıp paylaşmadıkları belirlenebilir. Aynı plasentayı paylaşan bebeklerde bazı problemlerin oluşma olasılığı artar ve buna yönelik yakın takip gerekebilir.

Bebekte major anomalileri teşhis etmek. Anomalileri saptamak için en uygun hafta 20-24 hafta arası olmasına rağmen bazı major anomaliler bu gebelik haftasında saptanabilir.

Erken düşükleri tespit etmek. Ne yazık ki 11-14 hafta ultrasonu ve ikili test için gelen gebelerin %2 sinin bebekleri ölü bulunuyor ve sıklıkla birkaç hafta öncesinde ölmüş ve hiçbir bulgu vermemiş olabiliyor. Çiftler böylelikle bu şekilde erken gebelik kayıplarının olası sebepleri hakkında tam bir danışma alabiliyorlar.

Down sendromu riski ve diğer kromozomal anormalliklerin riskini belirlemek. Her kadına mevcut gebeliğindeki bebek açısından bebeğinin Down sendromlu olma risk oranı hesaplanıyor. Anne yaşı , anne kanından bakılan 2 hormon(serbest beta hCG ve PAPP-A) ve nukal saydamlık kalınlığı, burun kemiği, fetal kalpteki ve ductus venozustaki kan akımı ve fetal anomaliler dikkate alınarak risk hesaplanıyor. Ebeveynler riskler, endişeleri, ileri araştırmalar için olası seçenekler olan invazif testler ve serbest DNA testi gibi konularda tam bir danışmanlık alabiliyorlar.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

18-23 Hafta Ultrason Değerlendirmesi ve Anomali Taraması

Bu tarama 20-24 gebelik haftası arasında yapılan detaylı bir taramadır. Tarama esnasında bebeğin vücudu, plasentanın pozisyonu, durumu, amniyotik sıvı miktarı ve bebeğin gelişimi değerlendirilir. Beyin, yüz, omurga, kalp, mide, bağırsak, böbrekler ve uzuvlara özel bir dikkat harcanır. Eğer bulgularda herhangi bir anomali saptanırsa, dikkat çeken bulgular tartışılır ve aileye ileri danışmanlık için klinik genetisyen ile temasa geçme şansı verilir.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Bebeğin Kalbinin Değerlendirilmesi (EKO)(Ekokardiyografi)

Nukal tarama(11-13 hafta), anomali taraması(20-24 hafta) ve iyilik hali taraması(30-34 hafta) esnasında aslında rutin olarak bebeğin kalbi ve kalbe bağlı olan ana damarların durumu değerlendirilir.

Fetal kalp için ayrıca ultrason değerlendirmesinin önerildiği durumlar:

Ailede konjenital kalp anomalisi öyküsü olması, anne adayında gebelik öncesinde başlayan diyabetes mellitusun olması ve gebenin epilepsi ilacı kullanıyor olması gibi

Kadın doğum doktoru tarafından yapılan değerlendirmede kalp anomalisi şüphesi olan bebeklere, 11-14 hafta ultrasonu ve ikili tarama testi sırasında artmış nukal saydamlığı olan gebelere veya rutin ultrason değerlendirmesinde kalp ile ilgili olmayan anomali saptanan bebeklere

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Rahim Ağzı Uzunluğunun Değerlendirilmesi

Servikal uzunluğu ölçmek ultrason vajinaya sokularak yapılmaktadır. Karından yapılan sonografik ölçümler doğru bilgiler veremeyebilmektedir. Yüksek erken doğum riski olan, çoğul gebeliği olan ve erken doğum öyküsü olan, rahim anomalisi olan veya rahim ağzı cerrahisi hikayesi olan kadınlara önerilir. Bu muayene genellikle anomali taraması esnasında yapılır fakat daha önce erken doğumu olan hastalarda 16 haftadan başlayarak sıralı ve ardı ardına tarama yapmak gerekli olabilir.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

30-32 Hafta Ultrason Değerlendirilmesi

Bu Ultrason taraması genellikle 32. Gebelik haftası civarında yapılır. Bazı obstetrisyenler bu taramanın tüm kadınlara sunulması gerektiğini önerirler. Diğerleri ise daha önce problemli gebelik geçirmişlere, gebelik zehirlenmesi (preeklampsi), büyüme kısıtlılığı, diyabet, ölü doğum hikayesi olması gibi ve mevcut gebeliğinde problem gelişen gebelere yapılması gerektiğini söylerler.

Bu taramanın amacı fetusun gelişim ve sağlığına şunlara bakarak saptamaktır:

Fetal baş, karın, uyluk ölçümü ve tahmini fetal ağırlığın hesaplanması

Fetusun hareketlerini muayene etmek

Plasental pozisyonun değerlendirilmesi ve görünümü

Amniyotik sıvı miktarı ölçümü

Renkli doppler Ultrason ile plasnetaya ve fetusa kan akımı değerlendirmesi

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Amniyosentez (AS)

Amniyosentez nedir?

Amnıosentez fetusun etrafındaki bulunan amniyotik sıvının içindeki hücrelerin genetik incelemesini içerir. Amniotik sıvıdaki hücreler bebekten kaynaklandığı için bu hücredeki kromozomlar bebeğinki ile aynıdır.

Amniosentez nasıl yapılır?

Amniosentez için ince bir iğne ile karından girilerek ultrason eşliğinde bebeğin bulunmadığı amniyotik sıvı cebinden bir miktar sıvı alınır. Bu sıvının çoğu bebeğin idrarından oluşmaktadır ve bu yüzden kalan sıvı birkaç saat içinde bebeğin işemesi ile tekrar eski miktarına döner. İşlem bir dakika sürmektedir ve sonrasında fetal kalp atımının normal olduğu kontrol edilir.

Amniosentez sonrası neler beklemeliyim?

İlk birkaç günde karında rahatsızlık hissi, adet ağrısı gibi ağrılar veya hafif bir kanama beklenebilir. Bu durumlar çoğunlukla yaygındır ve bu şekilde olan gebeliklerin büyük bir çoğunluğunda gebelik sorunsuz devam eder. Parasetamol gibi basit ağrı kesicileri kullanmak faydalı olabilir. Eğer çok fazla ağrı veya kanama olursa ya da ateşiniz yükselirse lütfen medikal yardım için arayınız.

Ne zaman sonuçları alabilirim?

Down sendromu ve diğer major koromozom anomalileri için sonuçlar genellikle 3 gün içinde çıkmaktadır. Nadir görülen anomaliler için sonuçların çıkması iki haftayı bulmaktadır. Sonuçlar çıkar çıkmaz aranıp bilgilendirilirsiniz.

Test ile ilişkili riskler nelerdir?

Amniosenteze bağlı düşük riski %1 dir ve bu CVS ile aynı risk oranına sahiptir. Eğer teste bağlı bir düşük olacaksa bu testi takip eden ilk 5 gün içinde olmaktadır. Bazı çalışmalar göstermiştir ki 16 haftadan önce amniosentez yapıldığında bebeklerde küçük bir risk ile ayak bileklerinde içe dönüklük (Talipes) olabilmektedir. Bu riskten kaçınmak için biz asla 16 hafta öncesinde amniosentez yapmamaktayız.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Koryon Vİllüs Örneklemesi (CVS)

Koryon villus örneklemesi nedir?

Koryon villus örneklemesi (CVS) koryon villüslerinin (plasentaya ait doku) genetik incelemesini içerir. Plasenta(eş) ve bebek aynı hücreden orjin aldığı için, çoğu durumda plasentadaki hücrelerin kromozomlarının bebekteki hücrelerin kromozomları ile aynı olması prensibine dayanır. Yani plasentanın kromozom yapısı bebeğin kromozom yapısını çoğu durumda yansıtır.

CVS nasıl yapılır?

Lokal anestetik verilir. İnce bir iğne annenin karnından geçirilerek plasentadan bir miktar örnek alınır. İğne ultrason eşliğinde plasentaya yönlendirilir. Gebelik kesesine girilmez ve bebeğe iğne değme olasılığı yoktur. İşlem bir dakika sürer ardından fetal kalp atımının normal olduğu kontrol edilir.

CVS sonrası neler beklemeliyim?

İlk birkaç günde karında rahatsızlık hissi, adet ağrısı gibi ağrılar veya hafif bir kanama beklenebilir. Bu durumlar çoğunlukla yaygındır ve bu şekilde olan gebeliklerin büyük bir çoğunluğunda gebelik sorunsuz devam eder. Parasetamol gibi basit ağrı kesicileri kullanmak faydalı olabilir. Eğer çok fazla ağrı veya kanama olursa ya da ateşiniz yükselirse doktorunuzu aramanız gerekir.

Ne zaman sonuçları alabilirim?

Down sendromu ve diğer major koromozomal defektler için sonuçlar genellikle 3 gün içinde çıkmaktadır. Nadir görülen defektler için sonuçların çıkması 2 haftayı bulmaktadır. Sonuçlar çıkar çıkmaz aranıp bilgilendirilirsiniz.

İşlemin tekrarlanması gerekir mi?

Vakaların yaklaşık %1 inde testin bir sonuca bağlanamaması sebebiyle tekrarlanması gerekir.

Test ile ilişkili riskler nelerdir?

CVS e bağlı düşük riski %1 dir ve bu 16 haftada yapılan amniosentez ile aynı risk oranına sahiptir. Eğer teste bağlı bir düşük olacaksa bu sıklıkla testi takip eden ilk 5 gün içinde olmaktadır. Bazı çalışmalara göre eğer CVS 10 haftadan önce yapılırsa bebeğin el ve ayak parmaklarında anormallik olabilmesinin küçük bir riski mevcuttur. Bu riskten kaçınmak için biz hiçbir zaman 11 haftadan önce CVS yapmıyoruz.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Kordosentez

Teknik

Ultrason görüntülemesi yardımıyla iğne ile gebenin karın duvarından ve rahminden (uterus) geçilerek göbek kordonunun içine girilir ve 1-2 ml kadar bebek kanı alınır. İşlem süresi 30-60 saniyedir. Nadiren ikinci giriş gerekebilir. Testlerin sonucu genellikle bir hafta içinde çıkar. Nadiren laboratuvar sonuç vermeyebilir. Bu durumda girişim tekrarı gerekebilir.

Amaç

Kromozomların sayısı ve yapısı ile ilgili hastalıkların tanısını koymak, Bebekte anemi (kansızlık) ya da trombosit sayısı yetersizliği olup olmadığını söylemek, Ailede varlığı önceden bilinen genetik hastalıklardan mümkün olabilenlerinin tanısını koymak ve bazı enfeksiyonların bebeğe bulaşıp bulaşmadığını göstermek.

İşlemin riskleri

Gebelik kaybı:Kordosentez’e bağlı gebelik kayıp oranı %1-2 dir. Bebek ölümünün en sık nedenleri, kordon akımının durması, bebek kalp akım hızının yavaşlaması ve kordondan kanamadır. Ayrıca gebelik kesesinde açılan delikten kese içindeki sıvının sızarak hastanın vaginasından boşalması da düşüğe neden olabilir. İşlem sırasında mikropların rahim içindeki dokulara geçişi ve rahim duvarından kaynaklanan kanamalar da nadiren düşük nedeni olabilir. Kordosentez yapılmayan gebelerde de çeşitli nedenlerle düşük ya da bebek ölümü olabileceği unutulmamalıdır.

Vaginal yoldan su gelmesi: Çoğu kez gebelik sorunsuz devam eder. Seyrek olarak bebek suyu az ya da susuz bir ortamda gelişmesini sürdürmek zorunda kalabilir. Bebeğin akciğerleri bu durumdan zarar görebilir.

Kanama: Genellikle kendiliğinden durur. Çok nadiren gebeliğin sonlandırılması kararı gerekebilir.

Enfeksiyon: Ciddi bir durumdur. Gebeliğin sonlandırılması gerekir.

İğnenin bebeğe değmesi ve zarar vermesi: Günümüz tekniği ile bu olasılık çok azsa da, iğnenin bebeğe değmeyeceği garanti edilemez.

Kan uyuşmazlığı: Rh grup uyuşmazlığı olan gebelerde (anne Rh-, baba Rh+) amniyosentez izoantikorların oluşmasına neden olabilir. Bu durumu önlemek amacıyla amniyosentezden sonra anne adayına Anti D uygulanır.

Annenin karın duvarında hematom (kan pıhtısı): Nadirdir ve çoğu kez kendiliğinden geçer.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Embriyo Redüksiyonu

Teknik

Embriyo sayısının üç ve daha fazla sayıda olduğu gebeliklerde rahim içindeki bebeklerden bir ya da daha fazlasının yaşamlarına son verilmesidir. Ultrason görüntülemesi yardımıyla iğne ile gebenin karın duvarından ve rahminden (uterus) geçilerek gebelik kesesine girilir ve kese içindeki bebek ya da bebeklerin kalplerine KCl (bir çeşit tuzlu su) verilerek kalpleri durdurulur. Bebek sayısına bağlı olarak birden fazla iğne girişi gerekebilir.

Amaç

Bebek sayısını ikiye indirerek kalan bebeklerin ortalama doğum haftalarını 35-36 haftaya çıkarmak. Doğan bebeklerde yenidoğan yoğun bakımı ihtiyacını azaltmak ve bebeklerde beyin hasarı (serebral palsi) olasılığını azaltmak. Buna karşın redüksiyon işlemi uygulamanın yapıldığı gebelik Üzerine %5 civarında ek düşük riski getirir. Redüksiyon yapmak erken doğum olmayacağının garantisi değildir.

İşlemin riskleri

Gebelik kaybı: Ebriyo redaksiyonuna bağlı düşük oranı %5 civarındadır. Düşük, girişim sırasında iğnenin rahim duvar ve zarlardan geçmesinden kaynaklanabileceği gibi, içeride bırakılan ölü dokulardan da kaynaklanabilir. Düşük su kesesinin açılması, kanama ya da enfeksiyon sonrası gelişir.

Vaginal yoldan su gelmesi: Çoğu kez gebelik sorunsuz devam eder. Seyrek olarak bebek suyu az ya da susuz bir ortamda gelişmesini sürdürmek zorunda kalabilir. Bebeğin akciğerleri bu durumdan zarar görebilir.

Kanama: Genellikle kendiliğinden durur.

Enfeksiyon: Ciddi bir durumdur.

İğnenin bebeğe değmesi ve zarar vermesi: Günümüz, tekniği ile bu olasılık azsa da, iğnenin bebeğe değmeyeceği garanti edilemez.

Kan uyuşmazlığı: Rh grup uyuşmazlığı olan gebelerde (anne Rh-, babaRh+ ) aminiyosentez izoantikorlann oluşmasına neden olabilir. Bu durumu önlemek amacıyla ER den sonra anne adayına Anti D uygulanır.

Annenin karın duvarında hcmatom( kan pıhtısı): Nadirdir ve çoğu kez kendiliğinden geçer.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Anne Karnındaki Bebeğe Kan Verilmesi (Transfüzyon)

Teknik:

Ultrason görüntülemesi yardımıyla iğne ile gebenin karın duvarından ve rahminden (uterus) geçilerek göbek kordonunun içine girilir ve 1-2 ml kadar bebek kanı alınır ve hemen hemoglobin seviyesi ölçülür. Çıkan hemoglobin değerine göıe verilmesi gereken kan miktarı hesaplanarak fetusa verilir. Nadiren ikinci giriş gerekebilir.
Bu işlem doğuma kadar 2-3 hatta aralıklarla tekrarlanmakladır.

İşlemin riskleri:

Gebelik kaybı: Transfüzyona bağlı gebelik kayıp oranı her işlemde %2-3'tür. Bebek ölümünün en sık nedenleri, kordon akımının durması, bebek kalp akım hızının yavaşlaması ve kordondan kanamadır. İşlem sırasında fetusun kalp atımının yavaşlaması (bradikardi) halinde acilen sezaryene almak gerekebilmektedir. Ayrıca gebelik kesesinde açılan delikten kese içindeki sıvının sızarak hastanın vajinasından boşalması da düşüğe neden olabilir. İşlem sırasında mikropların rahim içindeki dokulara geçişi ve rahim duvarından kaynaklanan kanamalar da nadiren düşük nedeni olabilir.
Kan transfüzyonu yapılan bebeklerde ortalama yaşam oranı %90’dır. Hidrops gelişmiş ise bu oran çok daha düşüktür. Yaşayan bebeklerde ciddi gelişimsel gerilik, beyin felci ve sağırlık bildirilmiştir.

Vajinal yoldan su gelmesi: Çoğu kez gebelik sorunsuz devam eder. Seyrek olarak bebek suyu az ya da susuz bir ortamda gelişmesini sürdürmek zorunda kalabilir. Bebeğin akciğerleri bu durumdan zarar görebilir.

Kanama: Genellikle kendiliğinden durur. Çok nadiren gebeliğin sonlandırılması kararı gerekebilir.

Enfeksiyon: Ciddi bir durumdur. Gebeliğin sonlandırılması gerekir.

İğnenin bebeğe değmesi ve zarar vermesi: Günümüz tekniği ile bu olasılık çok az ise de, iğnenin bebeğe değmeyeceği garanti edilemez.

Annenin karın duvarında hematom (kan pıhtısı): Nadirdir ve çoğu kez kendiliğinden geçer.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Bipolar Koter ile Kordonun Koagülasyonu

Tek yumurta/Monozigotik ikiz gebeliklerin bir kısmı tek plasentalı/monokoryonik ve bir kısmı çift plasentalı/dikoryoniktir. Çift plasentalı tek yumurta ikizlerinde sorun daha az izlenir. Bunlar çift yumurta ikizleri gibi takip edilirler. Tek plasentalı/monokoryonik tek yumurta ikizlerinin bir kısmı diamniyotik/iki keseli ve bir kısmı da monoamniyotik tek keselidir.

Monozigotik monokoryonik monoamniyotik ikizler (tek yumurtadan tek plasentalı ve tek keseli ikizler) kısaca monoamniyotik olarak adlandırılırlar ve bunlar için en önemli sorun tek kese içinde bebeklerin kordonlarının birbirine dolanması ve kordon içindeki kan akımının gerilme nedeniyle kesilmesine bağlı bebeklerin ölümüdür. Bu tür ikiz gebeliklerin kabaca %50 si bu şekilde kaybedilir.

Monozigotik monokoryonik diamniyotik ikizler (tek yumurtadan tek plasentalı ve çift keseli ikizler) kısaca monokoryonik diamniyotik ikiz gebelik olarak bilinirler. Bu ikiz gebelik tipinin temel sorunları bu ikizlerin birinin veya ikisinin ölebilmesi, ikizlerin uyumsuz gelişimi(Birinin küçük olması) ve tek plasenta üzerindeki damar bağlantıları nedeni ile bir ikizden diğerine kan geçişlerinin olabilmesidir. Monokoryonik diamniyotik ikiz gebelikte bu tür sorunların ortaya çıkma olasılığı %40 civarındadır. Ayrıca bu durumda kalan bebeğin erken doğum olasılığı çift plasentalı ikiz gebeliklerde benzer durum oluşmasına göre iki kat fazladır.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerden biri kaybedildiğinde tek plasentadaki damar bağlantıları nedeni ile diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Bunun nedeni birbirlerine olan(canlıdan ölüye kanama) ani kanamalardır. Bu tip ikizlerde bebeklerden biri öldükten sonra diğer ikizde beyin problemlerinin ultrasonla saptanabilmesi için 4-6 hafta geçmelidir. Bu süre içinde doğum olursa bebeğin etkilenip etkilenmediğini farkedemeden doğum olur. Anne karnında bebeğin etkilendiği gösterilebilirse gebelik sonlandırılabilir.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerden biri diğerine göre küçük kalabilir. Küçük olan bebekte kan akımları bozulur bebek hipoksiye gider ve ölebilir. Öldüğünde diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Bu nedenle küçük olan bebek ölmeden bebekler arasındaki bağlantıların kesilmesi gerekir. Bu durumda plasentadaki damarlar değil kordon veya küçük bebeğin vücudunun içindeki damarlar hedeflenir.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerdeki diğer sorun bir bebekten diğer bebeğe plasenta üzerindeki damar bağlantılarından kan geçişi olmasıdır. Buna ikizden ikize transfüzyon sendromu denilir. Bebeklerden biri verici diğeri alıcı olur. Verici bebeğin dolaşımında kan azalır ve az kanla hayati organlarını desteklemeye çalışır. Böbreklere ve bağırsaklara giden kanı azaltır beyne yönlendirir. Bu nedenle idrar üretimi azalır ve mesane boş izlenir. Ayrıca amniyotik sıvıda azalır ve bebeğin etrafında sıvı kalmaz ve bebek sıkışır. Bir miktar sonra kan damarlarında akım bozulur ve ölebilir. Öldüğünde diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Alıcı bebeğin dolaşımında kan çok artar ve bu kalbini yükler. Bu yükten kurtulabilmek için bol miktarda idrar çıkarır. Mesanesi büyük ve dolu izlenir. Çok idrar yaptığı için etrafındaki sıvı çoktur. Çok sııvı çıkartmasına rağmen kalbi yüklenip yetmezliğe girebilir. Kalp sorunları oluşabilir. Kalp yetmezliğine girince kan akımları bozulur karnında sıvı toplanmaya başlar ve bu nedenle ölebilir. Öldüğünde diğer bebekte benzer riskler oluşur. Tedavi için plasenta arka duvarda ise lazer, ön duvarda ise bipolar kord koagülasyonu veya radyofrekans ablasyon uygun olabilir. Ancak aile gebelik sonlandırması veya haliyle takip isteyebilir. Bahsedilen girişimler 18-26 haftalar arasında yapılabilmektedir. Daha geç haftalarda izlem veya aralıklı su boşaltılması seçenek olabilir. Suyun fazlalığı/polihidramniyos erken doğumlara neden olabileceği gibi sık su boşaltılmasına bağlı da erken doğumlar oluşabilir.

Monozigotik dikoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde (tek yumurtadan çift plasentalı ve çift keseli ikizler) riskler azdır. Bunların riskleri dizigotikler/çift yumurta ikizleri gibidir. Bu tip gebeliklerde çift plasentalı(ister tek yumurta ister çift yumurta ikizi olsun) olmaları nedeni ile bebeklerden biri kaybedildiğinde diğerinde yukarıda bahsedilen riskler oluşmaz.

Dizigotik/çift yumurta ikizleri her zaman çift plasentalı ve çift keselidirler.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Fetoskopik Lazer Koagülasyon

Tek yumurta/Monozigotik ikiz gebeliklerin bir kısmı tek plasentalı/monokoryonik ve bir kısmı çift plasentalı/dikoryoniktir. Çift plasentalı tek yumurta ikizlerinde sorun daha az izlenir. Bunlar çift yumurta ikizleri gibi takip edilirler. Tek plasentalı/monokoryonik tek yumurta ikizlerinin bir kısmı diamniyotik/iki keseli ve bir kısmı da monoamniyotik tek keselidir.

Monozigotik monokoryonik monoamniyotik ikizler (tek yumurtadan tek plasentalı ve tek keseli ikizler) kısaca monoamniyotik olarak adlandırılırlar ve bunlar için en önemli sorun tek kese içinde bebeklerin kordonlarının birbirine dolanması ve kordon içindeki kan akımının gerilme nedeniyle kesilmesine bağlı bebeklerin ölümüdür. Bu tür ikiz gebeliklerin kabaca %50 si bu şekilde kaybedilir.

Monozigotik monokoryonik diamniyotik ikizler (tek yumurtadan tek plasentalı ve çift keseli ikizler) kısaca monokoryonik diamniyotik ikiz gebelik olarak bilinirler. Bu ikiz gebelik tipinin temel sorunları bu ikizlerin birinin veya ikisinin ölebilmesi, ikizlerin uyumsuz gelişimi(Birinin küçük olması) ve tek plasenta üzerindeki damar bağlantıları nedeni ile bir ikizden diğerine kan geçişlerinin olabilmesidir. Monokoryonik diamniyotik ikiz gebelikte bu tür sorunların ortaya çıkma olasılığı %40 civarındadır. Ayrıca bu durumda kalan bebeğin erken doğum olasılığı çift plasentalı ikiz gebeliklerde benzer durum oluşmasına göre iki kat fazladır.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerden biri kaybedildiğinde tek plasentadaki damar bağlantıları nedeni ile diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Bunun nedeni birbirlerine olan(canlıdan ölüye kanama) ani kanamalardır. Bu tip ikizlerde bebeklerden biri öldükten sonra diğer ikizde beyin problemlerinin ultrasonla saptanabilmesi için 4-6 hafta geçmelidir. Bu süre içinde doğum olursa bebeğin etkilenip etkilenmediğini farkedemeden doğum olur. Anne karnında bebeğin etkilendiği gösterilebilirse gebelik sonlandırılabilir.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerden biri diğerine göre küçük kalabilir. Küçük olan bebekte kan akımları bozulur bebek hipoksiye gider ve ölebilir. Öldüğünde diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Bu nedenle küçük olan bebek ölmeden bebekler arasındaki bağlantıların kesilmesi gerekir. Bu durumda plasentadaki damarlar değil kordon veya küçük bebeğin vücudunun içindeki damarlar hedeflenir.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerdeki diğer sorun bir bebekten diğer bebeğe plasenta üzerindeki damar bağlantılarından kan geçişi olmasıdır. Buna ikizden ikize transfüzyon sendromu denilir. Bebeklerden biri verici diğeri alıcı olur. Verici bebeğin dolaşımında kan azalır ve az kanla hayati organlarını desteklemeye çalışır. Böbreklere ve bağırsaklara giden kanı azaltır beyne yönlendirir. Bu nedenle idrar üretimi azalır ve mesane boş izlenir. Ayrıca amniyotik sıvıda azalır ve bebeğin etrafında sıvı kalmaz ve bebek sıkışır. Bir miktar sonra kan damarlarında akım bozulur ve ölebilir. Öldüğünde diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Alıcı bebeğin dolaşımında kan çok artar ve bu kalbini yükler. Bu yükten kurtulabilmek için bol miktarda idrar çıkarır. Mesanesi büyük ve dolu izlenir. Çok idrar yaptığı için etrafındaki sıvı çoktur. Çok sııvı çıkartmasına rağmen kalbi yüklenip yetmezliğe girebilir. Kalp sorunları oluşabilir. Kalp yetmezliğine girince kan akımları bozulur karnında sıvı toplanmaya başlar ve bu nedenle ölebilir. Öldüğünde diğer bebekte benzer riskler oluşur. Tedavi için plasenta arka duvarda ise lazer, ön duvarda ise bipolar kord koagülasyonu veya radyofrekans ablasyon uygun olabilir. Ancak aile gebelik sonlandırması veya haliyle takip isteyebilir. Bahsedilen girişimler 18-26 haftalar arasında yapılabilmektedir. Daha geç haftalarda izlem veya aralıklı su boşaltılması seçenek olabilir. Suyun fazlalığı/polihidramniyos erken doğumlara neden olabileceği gibi sık su boşaltılmasına bağlı da erken doğumlar oluşabilir.

Monozigotik dikoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde (tek yumurtadan çift plasentalı ve çift keseli ikizler) riskler azdır. Bunların riskleri dizigotikler/çift yumurta ikizleri gibidir. Bu tip gebeliklerde çift plasentalı(ister tek yumurta ister çift yumurta ikizi olsun) olmaları nedeni ile bebeklerden biri kaybedildiğinde diğerinde yukarıda bahsedilen riskler oluşmaz.

Dizigotik/çift yumurta ikizleri her zaman çift plasentalı ve çift keselidirler.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

RFA

Tek yumurta/Monozigotik ikiz gebeliklerin bir kısmı tek plasentalı/monokoryonik ve bir kısmı çift plasentalı/dikoryoniktir. Çift plasentalı tek yumurta ikizlerinde sorun daha az izlenir. Bunlar çift yumurta ikizleri gibi takip edilirler. Tek plasentalı/monokoryonik tek yumurta ikizlerinin bir kısmı diamniyotik/iki keseli ve bir kısmı da monoamniyotik tek keselidir.

Monozigotik monokoryonik monoamniyotik ikizler (tek yumurtadan tek plasentalı ve tek keseli ikizler) kısaca monoamniyotik olarak adlandırılırlar ve bunlar için en önemli sorun tek kese içinde bebeklerin kordonlarının birbirine dolanması ve kordon içindeki kan akımının gerilme nedeniyle kesilmesine bağlı bebeklerin ölümüdür. Bu tür ikiz gebeliklerin kabaca %50 si bu şekilde kaybedilir.

Monozigotik monokoryonik diamniyotik ikizler (tek yumurtadan tek plasentalı ve çift keseli ikizler) kısaca monokoryonik diamniyotik ikiz gebelik olarak bilinirler. Bu ikiz gebelik tipinin temel sorunları bu ikizlerin birinin veya ikisinin ölebilmesi, ikizlerin uyumsuz gelişimi(Birinin küçük olması) ve tek plasenta üzerindeki damar bağlantıları nedeni ile bir ikizden diğerine kan geçişlerinin olabilmesidir. Monokoryonik diamniyotik ikiz gebelikte bu tür sorunların ortaya çıkma olasılığı %40 civarındadır. Ayrıca bu durumda kalan bebeğin erken doğum olasılığı çift plasentalı ikiz gebeliklerde benzer durum oluşmasına göre iki kat fazladır.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerden biri kaybedildiğinde tek plasentadaki damar bağlantıları nedeni ile diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Bunun nedeni birbirlerine olan(canlıdan ölüye kanama) ani kanamalardır. Bu tip ikizlerde bebeklerden biri öldükten sonra diğer ikizde beyin problemlerinin ultrasonla saptanabilmesi için 4-6 hafta geçmelidir. Bu süre içinde doğum olursa bebeğin etkilenip etkilenmediğini farkedemeden doğum olur. Anne karnında bebeğin etkilendiği gösterilebilirse gebelik sonlandırılabilir.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerden biri diğerine göre küçük kalabilir. Küçük olan bebekte kan akımları bozulur bebek hipoksiye gider ve ölebilir. Öldüğünde diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Bu nedenle küçük olan bebek ölmeden bebekler arasındaki bağlantıların kesilmesi gerekir. Bu durumda plasentadaki damarlar değil kordon veya küçük bebeğin vücudunun içindeki damarlar hedeflenir.

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde bebeklerdeki diğer sorun bir bebekten diğer bebeğe plasenta üzerindeki damar bağlantılarından kan geçişi olmasıdır. Buna ikizden ikize transfüzyon sendromu denilir. Bebeklerden biri verici diğeri alıcı olur. Verici bebeğin dolaşımında kan azalır ve az kanla hayati organlarını desteklemeye çalışır. Böbreklere ve bağırsaklara giden kanı azaltır beyne yönlendirir. Bu nedenle idrar üretimi azalır ve mesane boş izlenir. Ayrıca amniyotik sıvıda azalır ve bebeğin etrafında sıvı kalmaz ve bebek sıkışır. Bir miktar sonra kan damarlarında akım bozulur ve ölebilir. Öldüğünde diğer bebeğin ölüm riski %15, diğer ikizde nörogelişimsel sorunlar (beyin etkilenmesi) ortaya çıkma olasılığı %25 kadardır. Alıcı bebeğin dolaşımında kan çok artar ve bu kalbini yükler. Bu yükten kurtulabilmek için bol miktarda idrar çıkarır. Mesanesi büyük ve dolu izlenir. Çok idrar yaptığı için etrafındaki sıvı çoktur. Çok sııvı çıkartmasına rağmen kalbi yüklenip yetmezliğe girebilir. Kalp sorunları oluşabilir. Kalp yetmezliğine girince kan akımları bozulur karnında sıvı toplanmaya başlar ve bu nedenle ölebilir. Öldüğünde diğer bebekte benzer riskler oluşur. Tedavi için plasenta arka duvarda ise lazer, ön duvarda ise bipolar kord koagülasyonu veya radyofrekans ablasyon uygun olabilir. Ancak aile gebelik sonlandırması veya haliyle takip isteyebilir. Bahsedilen girişimler 18-26 haftalar arasında yapılabilmektedir. Daha geç haftalarda izlem veya aralıklı su boşaltılması seçenek olabilir. Suyun fazlalığı/polihidramniyos erken doğumlara neden olabileceği gibi sık su boşaltılmasına bağlı da erken doğumlar oluşabilir.

Monozigotik dikoryonik diamniyotik ikiz gebeliklerde (tek yumurtadan çift plasentalı ve çift keseli ikizler) riskler azdır. Bunların riskleri dizigotikler/çift yumurta ikizleri gibidir. Bu tip gebeliklerde çift plasentalı(ister tek yumurta ister çift yumurta ikizi olsun) olmaları nedeni ile bebeklerden biri kaybedildiğinde diğerinde yukarıda bahsedilen riskler oluşmaz.

Dizigotik/çift yumurta ikizleri her zaman çift plasentalı ve çift keselidirler.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Vezikoamniyotik Şant (Sonda)

Posteriyor üretral valv anne karnındaki bebeğin idrar yollarının alt ucunda üretra denilen bölümde bir darlık veya tıkanıklık bulunmasıdır. Bu nedenle bebeğin idrarını rahatlıkla yapamaması ve idrar torbasında biriken idrarının basınç etkisiyle böbreklere zarar vermeye başlaması söz konusu olabilir. Tedavi edilmezse böbrekler hasar görüp tamamen işlevini kaybedebilir.

Bu tanıyı koyduğumuz bebeklerin mesanelerinden 2-3 gün ara ile idrar örneği alıp tahlil yapmaktayız. Sonuncu tahlilden sonra böbrek fonksiyonları hala iyi ise böbreklerin hala çalışır vaziyette olduğu gösterilirse sonrası için böbrekleri korumak amacıyla veziko amniyotik şant denilen uygulamayla az da olsa böbrekleri kurtarmak mümkün olabilir.

Vezikoamniyotik şant denilen işlem lokal anestezi altında 3 mm çapında bir iğne/alet gebenin karnından sokularak rahim içerisinde bebeğin de karınından geçmek suretiyle idrar torbasına sonda yerleştirmek şeklinde gerçekleştirilir, başarılı olursa sondanın bir ucun bebeğin idrar torbasında, diğer ucu bebeğin etrafındaki sıvı dolu kesede kalır. Sonda doğuma kadar orada durmalıdır.

Sonda yerleştime işleminin bazı riskleri mevcuttur. Bunlar gebenin karnıma alet sokulurken meydana gelebilecek kanama, barsak veya idrar yolları yaralanması ve peritonit veya koryoamniyonit denilen ciddi karın içi veya rahim içi enfeksiyon gibi annenin hayatını tehlikeye sokabilecek problemler olabilir. Şantın bebeğin idrar torbasına başarıyla yerleştirilemeyebilir, yerleştirilse bile bebeğin hareketleriyle yerinden tekrar çıkabilir, yerinde kalsa bile o ana kadar meydana gelen böbrek hasarını geri düzeltemeyebilir. Bebek işleme bağlı olarak veya kendi hastalığının seyri nedeniyle anne karınında ölebilir, erken ve küçük ağırlıkla doğabilir, doğumdan sonra solunum veya böbrek sorunları yaşabilir. Bebeğin bu işlemden fayda görme oranının %25’ten daha fazla değildir, bu nedenle işlem başarılı olsa da mükemmel bir yöntem değildir. Yani işlem tamamen başarılı olsa bile sonuçta bebeğin doğduktan sonra hala böbrek yetmezliğine girme olasılığı bulunur.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Akademik Faaliyetlerim

Akademik faaliyetlerimi hafta içi her gün 08:00 ile 16:00 arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı içindeki Perinatoloji Bilimdalında gerçekleştirmekteyim. Bu konudaki yayınlarıma Üniversitemizin sayfasındandan ulaşabilirsiniz.
Akademik Faaliyetlerim

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Adres:

Büyükdere caddesi No: 25 Daire: 3 Güsfent Apartmanı Şişli / İstanbul

0212 219 23 23

0531 574 94 06

0539 644 66 02

Levent tarafındaki Büyükdere caddesi ile karıştırılmamalıdır. Çalışma alanımız Mecidiyeköy dedir ve Cevahir AVM ye oldukça yakındır. Mecidiyeköy’e Metrobüsle, Yenikapı-Hacıosman Metrosuyla veya belediye otobüsleriyle ulaşabilirsiniz. Özel aracınız ile gelecekseniz aracınızı Cevahir AVM ye park etmenizi öneririz. Cevahir AVM den Taksim tarafına yürürken AVM nin yanında sırasıyla Beytem Plaza ve Lape Hastanesi bulunmaktadır. Eğer aracınızla Mecidiyeköy e Taksim tarafından geliyorsanız aracınızı doğruca Lape hastanesinin otoparkına bırakabilirsiniz. Lape hastanesinin otoparkı ücretlidir Cevahir AVM nin otoparkı üç saate kadar ücretsizidr. Kliniğimiz Lape Hastanesinin karşısındaki Şişli Başak Eczanesinin üzerinde bulunmaktadır.

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Konum ve Harita:

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Kadın HAstalıkları ve Doğum Doktorları için Blog

Kadın Hastalıkları ve Doğum doktorlarının ilgisini çekebilecek Perinatoloji ile ilgili bir blogum var. Burda perinatoloji ile ilgili bir çok bilgiyi bir arada bulabilirsiniz. Blogumu ziyaret için tıklayınız

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu

Gebeler ve Yakınlarının Bilgi Kaynağı

Gebelerin bilgilendirildiği gebelik ve sorunları ile ilgili bir facebook sayfam mevcut. Burda bir çok bilgiyi bir arada bulabilirsiniz. Bu fcebook sayfasını ziyaret için tıklayınız

Doç. Dr.
İbrahim Kalelioğlu >/rr

İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Öğrencileri

İstanbul Üniversitesi ndeki öğrencilerimin derslerime ulaşabileceği, benimle iletişim kurabilecekleri bloguma ulaşmak için tıklayınız.

Resimler

<< < > >>